yazinin bulunusu

yazi, yazinin bulunusu, yazıyı kim buldu, yazının icadı

Yazıyı kim buldu?
Yazının ilk bulunuşu bundan 5000 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Sümerler o dönemde gördükleri ve yaşadıkları önemli olayları mağaralara resmetmişlerdir. Bu durum başlarda karışık bir yazım ortamında olurken daha sonralarında ise mağara duvarlarına yapılan yazımlarda belirli bir sıra ve düzen içerisinde kendilerine göre okunaklı bir hal ile yazmışlardır.

Yazının ilerlemesiyle beraber önemli olan canlı ve mekanları daha kolay resmedilir hale sokarak kendi hayatlarına da kolaylık sağlamışlardır. Bu alfabeye ideogram ismi verilmektedir. Modern yazıya geçiş ise dillerin ortaklıklarına bağlanmaktadır. Örneğin Sümerce, Hint ve Türk dilleri gibi sondan eklemeli ve pek çok yönleriyle akrabalık ilişkileri taşıyan bir dildir.

Daha sonraları bu yazılarını daha okunaklı bir alfabeye dönüştürerek, tarihin ilk yazılı hukuk kurallarını bile oluşturmuşlardır. İlerleyen yıllarda diğer yazı tipleriyle beraber farklı alfabeler oluşturulmuş ve modern alfabelerin temeli bu şekilde atılmıştır.

Yazının bulunması aslında medeniyetler açısından bir dönüm noktası olmuştur demek yanlış olmayacaktır. Yazı bulunmamış olsaydı geleceğe yönelik bilgiler asla aktarılamayacak ve bilgi birikimleri oluşturulamayacaktı. Bu sebepten yazının bulunmasından sonra gelen icatları bile yazı sayesinde kaydedip gelecek nesillere aktarmaktayız. Bütün bilgilerin aktarımını sağlayan yazı; medeniyetimiz sönmeyecek ışığı olarak sonsuza kadar yeri doldurulmayan bir değere sahip olacaktır. Şu an bu bilgilere ulaşmanızı sağlayan da yine bu ışıktan başka bir şey değildir.