Vlog Kanalım – https://www.youtube.com/c/CavitPancarVLOG1
Diğer sosyal medya hesaplarından beni takip edebilisiniz. :)
https://www.younow.com/CavitPancar
https://www.facebook.com/PancarTarlas…
https://www.instagram.com/cavitpancar/

Kayıp Mu Kıtası

James churcward Hindistan’da görevli bir ingiliz subayı iken Batı Tibet’te bir mabedin başrahibiyle tanışır ve ondan öğrendiği bilgiler ve temin ettiği tabletler üzerinde çalışmaya başlar.Tabletlerde resimlere benzeyen bir yazı stili kullanılmıştır. Başrahip,Churcward’a bu tabletleri okuyup anlaması için Sanskritçe öğrenmesi gerektiğini, bunun da yeterli olmayacağını ve eski bir dil olan Naga-Maya dilini de öğrenmesi gerektiğini söyler. Naga-Maya dilini bu rahip bilmektedir ve Churchward, Rahipten bu dili öğrenmekle işe başlar.Sonraki yıllarda, mineralog ve arkeolog olan Dr. William Niven tarafından 1921-1923 yıllarında Meksika’da ortaya çıkarılan ve hala Meksico müzesinde bulunan 2.600 tablet üzerinde çalışır.İncelediği tabletlerde” kıtamız battı, biz de buraya kaçtık” yazmaktadır. Bu yazılı tabletler 14 bin yıllıktır ve yapılan karbon testleriyle 14.000 yıllık olduğu da kesinleşmiştir.
Churcward bunun üzerine çalışmalarını yoğunlaştırır ve ömrünün 50 yılını efsanevi kıta Mu üzerindeki gizemi çözmeye çalışmakla geçirir.Orta amerika, hindistan, mısır, sibirya, orta asya demeden,20 den fazla ülkeyi dolaşıp bilgi, kaynak ve tarihi materyal toplar ve Mu kıtası ile ilgili tesbitlerini belgeleriyle birlikte yazdığı 5 kitapta ortaya koyar.
Mu uygarlığının kolonileştirdiği ve daha sonra bağımsızlaşarak birer imparatorluğa dönüşen en önemli iki devleti, ATLANTİS ve UYGUR İmparatorluklarıdır. Ayrıca bugün Antik Mısır, Çin, Hint ve Maya uygarlıkları diye bilinen uygarlıkların kökeninde de Mu uygarlığı yatmaktadır.
Ikinci göç yolu doguya giden, Meksika’nin güneydogusundan Atlantis kıtasına geçen yoldur. Atlantis kıtasıyla Mu kıtasi hemen hemen ayni dönemde batmıştır.Günümüzde bilimsel bulgularin isiginda, Mu kitasinin Atlantis’ten çok daha yasli bir kita oldugunu, üzerinde yüz binlerce yil pek çok kültürün olustugunu, bu kültürlerin Anakitadan Atlantis ve diger bölgelere yayildigini ögrenmis bulunmaktayiz. Mu’dan çikan dogu koloni yollari Atlantis’ten sonra Atlantik Okyanusu’nu geçerek Akdeniz’e ulasmis ve burada bugünkü Fas, Tunus, Cezayir, Yunanistan, Misir ve Anadolu’ya ulasmistir.Churcward’ün derlemis oldugu haritalar incelendiginde çaglar boyu medeniyetlerin besigi olan Anadolu’nun hem Uygur Imparatorlugu hem de Atlantis üzerinden gelen göç yollarinin adeta bir harman yeri oldugunu görüyoruz. Bu da aslinda Anadolu, Sümer, Babil, Asur, Grek uygarlik etkilesimlerinden çok daha önceleri tarihin derinliklerinde Mu, Uygur, Atlantis, Anadolu uygarlik etkilesimleri oldugu gerçegini ortaya çikarmaktadir.
MU kıtası ile Atatürk de ilgilenmis, o dönemde birçok tarihçimizi bu konuda arastirmalar yapmak için görevlendirmis ve New York’tan getirttigi Churchward’in eserlerini kisa sürede tercüme ettirmisti. Atatürk bu çeviriler üzerinde önemle durup pek çok notlar alarak bu konudaki çalismalarini sürdürdü. Ayrica o dönemdeki tarihçilerimizden Tahsin Mayatepek’in Mu Uygarligi ile ilgili Meksika’da yapmis oldugu arastirmalarinin raporlarini da incelemis ve konudan çok etkilenmisti. Atatürk, özellikle insanin yaratilisi, Mu’nun insanligin anayurdu oldugu, Mu’nun batis nedenleri, göçleri, kolonileri; Orta Asya, Uygurlar ve Anadolu ile ilgili kisimlarin altlarini çizerek okumus ve notlar almistir. Tahsin Mayatepek ’i Meksika ’ye Maya kültürünü araştırmak üzere gönderdiği ve bu araştırmaları büyük dikkatle takip ettiği bu süreçte Türk tarih kurumunu kurdurduğu bilinmektedir. Kimi araştırmacılara göre Türkçe’de “baba” anlamına gelen ”ata” sözcüğünün az çok ufak söyleniş farklarıyla dünyanın farklı kıtalarında yaşayan kavimlerin dillerinde bulunması ve bunların hepsinde yine “baba” anlamına gelmesi, bütün bu kavimlerin geçmişte ortak bir kökeni olduklarını ortaya koymaktadır. Anadolu topraklarına gelen insanların bir özelliği vardır; Burası hem Atlantis ’ten hem de Mu ’dan gelenlerin birleştikleri bir yerdir.Atlantislilerin göçü Mısır uygarlığını ortaya çıkarmış, Mu uygarlığı da Uygur ’ları temel almıştır. Uygur Uygarlığı ’nın kaynağı bugünkü Moğolistan ve Gobi çölünün dağ yamaçlarına yakın olan bölgesidir.Anadolu’ya yapılan Oğuz göçleriyle birlikte Mu uygarlığı da Anadolu’ya ulaşmış olmaktadır.
Türklerin kökenini ortaya çıkarmak Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük isteklerinden biriydi.

Share on FacebookShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn